Mekkî · 19 ayet
العَلَقِ
Alak Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 96. suresidir. Mekkî bir suredir ve 19 ayetten oluşur. Secde ayeti: 19.
ٱقْرَأْ وَرَبُّكَ ٱلْأَكْرَمُ
iḳra' verabbüke-l'ekram.
Meali, 3–5. ayetlerle birlikte 5. ayetin altında verilmiştir.
ٱلَّذِى عَلَّمَ بِٱلْقَلَمِ
elleẕî `alleme bilḳalem.
Meali, 3–5. ayetlerle birlikte 5. ayetin altında verilmiştir.
عَلَّمَ ٱلْإِنسَٰنَ مَا لَمْ يَعْلَمْ
`alleme-l'insâne mâ lem ya`lem.
3–5. ayetlerin meali
Oku! Kalemle öğreten, insana bilmediğini bildiren Rabbin, en büyük kerem sahibidir.
كَلَّآ إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لَيَطْغَىٰٓ
kellâ inne-l'insâne leyaṭgâ.
Meali, 6–7. ayetlerle birlikte 7. ayetin altında verilmiştir.
أَن رَّءَاهُ ٱسْتَغْنَىٰٓ
er raâhü-stagnâ.
6–7. ayetlerin meali
Ama, insanoğlu kendini müstağni sayarak azgınlık eder.
إِنَّ إِلَىٰ رَبِّكَ ٱلرُّجْعَىٰٓ
inne ilâ rabbike-rruc`â.
Dönüş şüphesiz Rabbinedir.
أَرَءَيْتَ ٱلَّذِى يَنْهَىٰ
era'eyte-lleẕî yenhâ.
Meali, 9–10. ayetlerle birlikte 10. ayetin altında verilmiştir.
عَبْدًا إِذَا صَلَّىٰٓ
`abden iẕâ ṣallâ.
9–10. ayetlerin meali
Sen, namaz kılan kulu bundan menedeni gördün mü?
أَرَءَيْتَ إِن كَانَ عَلَى ٱلْهُدَىٰٓ
era'eyte in kâne `ale-lhüdâ.
Meali, 11–13. ayetlerle birlikte 13. ayetin altında verilmiştir.
أَوْ أَمَرَ بِٱلتَّقْوَىٰٓ
ev emera bittaḳvâ.
Meali, 11–13. ayetlerle birlikte 13. ayetin altında verilmiştir.
أَرَءَيْتَ إِن كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰٓ
era'eyte in keẕẕebe vetevellâ.
11–13. ayetlerin meali
Söyle bakalım, o kul doğru yolda giden veya Allah'a karşı gelmekten sakınmayı buyuran bir kimse olsun; veya söyle, yalanlayıp yüz çeviren birisi olsun
أَلَمْ يَعْلَم بِأَنَّ ٱللَّهَ يَرَىٰ
elem ya`lem bienne-llâhe yerâ.
Allah'ın her şeyi görmekte olduğunu bilmez mi?
كَلَّا لَئِن لَّمْ يَنتَهِ لَنَسْفَعًۢا بِٱلنَّاصِيَةِ
kellâ leil lem yentehi lenesfe`am binnâṣiyeh.
Ama bundan vazgeçmezse, and olsun ki, onu perçeminden,
نَاصِيَةٍۢ كَٰذِبَةٍ خَاطِئَةٍۢ
nâṣiyetin kâẕibetin ḫâṭieh.
Yalancı ve günahkar perçeminden cehenneme sürükleriz.
فَلْيَدْعُ نَادِيَهُۥ
felyed`u nâdiyeh.
O zaman, kafadarlarını çağırsın,
سَنَدْعُ ٱلزَّبَانِيَةَ
sened`u-zzebâniyeh.
Biz de zebanileri çağıracağız.
كَلَّا لَا تُطِعْهُ وَٱسْجُدْ وَٱقْتَرِب ۩
kellâ. lâ tüṭi`hü vescüd vaḳterib.
Sakın ona uyma; sen secde et, Rabbine yaklaş.
Alak
Mişârî Râşid el-Afâsî