Mekkî · 21 ayet
اللَّيۡلِ
Leyl Suresi, Kur'an-ı Kerim'in 92. suresidir. Mekkî bir suredir ve 21 ayetten oluşur.
وَمَا خَلَقَ ٱلذَّكَرَ وَٱلْأُنثَىٰٓ
vemâ ḫaleḳa-ẕẕekera vel'ünŝâ.
Erkeği ve dişiyi yaratana and olsun ki:
إِنَّ سَعْيَكُمْ لَشَتَّىٰ
inne sa`yeküm leşettâ.
Doğrusu sizin çalışmalarınız çeşitlidir.
فَأَمَّا مَنْ أَعْطَىٰ وَٱتَّقَىٰ
feemmâ men a`ṭâ vetteḳâ.
Meali, 5–7. ayetlerle birlikte 7. ayetin altında verilmiştir.
وَصَدَّقَ بِٱلْحُسْنَىٰ
veṣaddeḳa bilḥusnâ.
Meali, 5–7. ayetlerle birlikte 7. ayetin altında verilmiştir.
فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْيُسْرَىٰ
fesenüyessiruhû lilyüsrâ.
5–7. ayetlerin meali
Elinde bulunandan verenin, Allah'a karşı gelmekten sakınanın, en güzel söz olan Allah'ın birliğini doğrulayanın işlerini kolaylaştırırız.
وَأَمَّا مَنۢ بَخِلَ وَٱسْتَغْنَىٰ
veemmâ mem beḫile vestagnâ.
Meali, 8–10. ayetlerle birlikte 10. ayetin altında verilmiştir.
وَكَذَّبَ بِٱلْحُسْنَىٰ
vekeẕẕebe bilḥusnâ.
Meali, 8–10. ayetlerle birlikte 10. ayetin altında verilmiştir.
فَسَنُيَسِّرُهُۥ لِلْعُسْرَىٰ
fesenüyessiruhû lil`usrâ.
8–10. ayetlerin meali
Ama, cimrilik eden, kendini Allah'tan müstağni sayan, en güzel sözü yalanlayan kimsenin güçlüğe uğramasını kolaylaştırırız.
وَمَا يُغْنِى عَنْهُ مَالُهُۥٓ إِذَا تَرَدَّىٰٓ
vemâ yugnî `anhü mâlühû iẕâ teraddâ.
O kimse ölüp ateşe yuvarlandığı zaman, malı ona fayda vermez.
إِنَّ عَلَيْنَا لَلْهُدَىٰ
inne `aleynâ lelhüdâ.
Bize düşen sadece doğru yolu göstermektir.
وَإِنَّ لَنَا لَلْءَاخِرَةَ وَٱلْأُولَىٰ
veinne lenâ lel'âḫirate vel'ûlâ.
Şüphesiz ahiret de, dünya da Bizimdir.
فَأَنذَرْتُكُمْ نَارًۭا تَلَظَّىٰ
feenẕertüküm nâran teleżżâ.
Sizi alevler saçan ateşle uyardım;
لَا يَصْلَىٰهَآ إِلَّا ٱلْأَشْقَى
lâ yaṣlâhâ ille-l'eşḳâ.
Meali, 15–16. ayetlerle birlikte 16. ayetin altında verilmiştir.
ٱلَّذِى كَذَّبَ وَتَوَلَّىٰ
elleẕî keẕẕebe vetevellâ.
15–16. ayetlerin meali
Oraya, yalanlayıp yüz çevirmiş olan o en azgından başkası yaslanmaz.
وَسَيُجَنَّبُهَا ٱلْأَتْقَى
veseyücennebühe-l'etḳâ.
Meali, 17–18. ayetlerle birlikte 18. ayetin altında verilmiştir.
ٱلَّذِى يُؤْتِى مَالَهُۥ يَتَزَكَّىٰ
elleẕî yü'tî mâlehû yetezekkâ.
17–18. ayetlerin meali
Arınmak için malını veren, en çok sakınan kimse ise ondan uzak tutulur.
وَمَا لِأَحَدٍ عِندَهُۥ مِن نِّعْمَةٍۢ تُجْزَىٰٓ
vemâ lieḥadin `indehû min ni`metin tüczâ.
Meali, 19–20. ayetlerle birlikte 20. ayetin altında verilmiştir.
إِلَّا ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ رَبِّهِ ٱلْأَعْلَىٰ
ille-btigâe vechi rabbihi-l'a`lâ.
19–20. ayetlerin meali
O yaptığı iyiliği birinden karşılık görmek için değil, ancak yüce Rabbinin hoşnudluğunu (rızasını) gözeterek yapmıştır.
وَلَسَوْفَ يَرْضَىٰ
velesevfe yerḍâ.
Elbette kendisi de hoşnut (razı) olacaktır.
Leyl
Mişârî Râşid el-Afâsî